Kumar Oynamak Disiplinsizliği Nedeniyle Meslekten Çıkarma veya Tskdan Ayırma Disiplin Cezası Verilmesi

Kumar Oynamak Disiplinsizliği Nedeniyle Meslekten Çıkarma veya Tskdan Ayırma Disiplin Cezası Verilmesi

Genel Sağlık Sigortası uygulamasından olumsuz etkilenen gençlerimizin mağduriyetlerinin giderilmesini ve sosyal yardımlardan gençlerimizin hak ettikleri payı almalarını sağlayacağız. Çocuk işçiliğini önlemeye yönelik sert ve tavizsiz önlemleri ivedilikle alacağız. Yeniden Refah Partisi iktidarında, devlet ayrıcalıklı bir azınlığın menfaati için değil, bütün vatandaşların iş bulup çalışabilmesi ve üretime katılabilmesi için ekonominin isleyişinde aktif rol alacaktır. Türkiye ekonomisini aziz milletimizin her ferdine isteyerek çalıştığı saygın bir iş imkânı oluşturabilir duruma getirmek tek önceliğimiz olacaktır. Tam istihdam politikası ekonomi politikalarımızın temelini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ekonomi politikaları eğitim, bilim ve teknoloji, sanayi ve ticaret politikaları ile bütünlük arz edecek şekilde eş zamanlı ve birlikte planlanacak ve uygulamaya konulacaktır. Kurulacak bilim kurulları marifetiyle bilime, akla ve en önemlisi Türkiye şartlarına en uygun planlamaları yapacağız. Sistemi değil insanı merkeze alan, hak ve adalet ekseninde sadece üretim odaklı devleti ve milleti borca esir etmeyen, kendi kaynaklarıyla yatırım, üretim, ihracat yapabilen, istihdam üreterek sürdürülebilir ekonomik büyümeyi temin edecek yeni bir ekonomi inşa edeceğiz. Böylece istikrarlı, güçlü ve dışa bağımlı olmayan bir ekonomik yapı içerisinde bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının kolay, bol, ucuz ve kaliteli olarak karşılanabildiği refah toplumuna geçeceğiz.

Nihayetinde; normlar hiyerarşisinin tepesinde olan anayasa, yazılı hukuk düzeninin kaçınılmaz bir ihtiyaca ve isteğe dayanan temel kaynağıdır.Bu öneri; sadeliği ve kısalığı ile ön plana çıkmakta, kişi hak ve hürriyetleri ile yönetim sisteminin çerçevesini, Başlangıç hükümleri ve toplam 23 maddede belirlemektedir. Bu yazımızda incelenecek konu, idari yargı tarafından verilen kararların yerine getirilmemesi durumunda kişilerin hangi yasal yollara başvurabileceği ve kararların uygulanmamasından doğan mağduriyetlerini ne şekilde giderebilecekleridir. 15 Şubat 1999 tarihinde yakalanan Abdullah Öcalan, Yerel Mahkemenin 28 Nisan 1999 tarihli kararı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 25 Kasım 1999 tarihli onama kararı ile Devletin ülkesine ve egemenliğine karşı suçu düzenleyen mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle idam cezasına mahkum edilmiştir. Vatana karşı işlenen bu suçun 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu’nda karşılığı, cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak gösterilen Devletin birliğini ve Ülke bütünlüğünü bozma suçu olarak tanımlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. Fıkrasına göre örgüte yardım suçu; “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

(3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır. (1) Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirmedilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir. (6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanındüzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. (1) Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde; merci, bir başka hâkimi veyamahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir. (3) Ret isteminin kabulüne karar verildiğinde, gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle yapılmış işlemler dışında, duruşma tekrarlanır. (2) Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanınnaklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister. (4) Çevreyi kirletme suçu, yabancı bayrağı taşıyan bir gemi tarafından Türk kara suları dışında işlendiği takdirde,suçun işlendiği yere en yakın veya geminin Türkiye’de ilk uğradığı limanın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. (4) Yabancı ülkelerde bulunup da diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlardandolayı yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir. (2) Bununla birlikte Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yeredaha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir. (2) Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesiyetkilidir. (5) Görsel veya işitsel yayınlarda da bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.

Adil yargılanma hakkının gerçekleşmesinin ikinci koşulu bu yargılamayı yapacak olan mahkemenin “kanun” ile kurulmuş olmasıdır. AYİM Anayasa ve kanunla kurulduğundan bu koşulu yerine getirmektedir. AYİM’nin yargılama usulü de yürütmenin düzenleyici tasarruflarıyla değil, 1602 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Genel  idari  yargıda  olduğu  gibi  AYİM’in  yargı  yetkisi de idari  işlem  ve  eylemlerin  hukuka  uygunluğunun  denetimi  ile  sınırlıdır;  yerindelik  denetimi  yapılamaz. AYİM  tarafından  idari  işlem  ve  eylem  niteliğinde  veya  idarenin  takdir  yetkisini  kaldıracak  biçimde  yargı  kararı  verilmesi  mümkün  değildir(m.21/2). Yüksek Disiplin  Kurulu, başkan, başsavcı,  daire  başkanları  ve  mahkemenin  en  kıdemli  bir  üyesinden   oluşur. Kurulun  görevi,  başkan,  başsavcı,  daire  başkanları  ve  üyeler  hakkında  gereken  hallerde  disiplin  kovuşturması  yapmak  ve  gerektiğinde  uyarma,  kınama  ve  görevden  çekilmeye  davet    işlemlerini  uygulamaktır(m.28). İtiraz, hükmü veren Disiplin mahkemesinin teşkilatında kurulduğu komutana veya askeri kurum amirine yapılır. İtiraz sebepleri yazılı olarak verilebileceği gibi sanığın en yakın amirine yapılacak beyan üzerine düzenlenecek bir tutanak şeklinde de olabilir. Hukuki bir kuralın uygulanmaması yahut yanlış uygulanması kanuna aykırılıktır. Asker statüsündeki kişilerin, dayanağı Anayasa’da (Md.72) olan yasalar gereği askerlik hizmetini ifa ederken, anayasal haklarının kullanımında hizmetin gerektirdiği düzenlemelere tabi olacağı açıktır. Bu çerçeveden bakıldığında, İç Hizmet Kanunu’nda tarif edilmiş olan hizmet ve emir müesseselerini, anayasal hürriyetleri kısıtlayan soyut kavramlar değil, ancak  askerlik hizmetinin en iyi şekilde ifası için muayyen düzenlemeleri öngören ve hizmetin belirli bir disiplin içersinde yapılmasını temin eden vasıtalar olarak görmek gerekir.

  • Askeri disiplin, askerleri etkili bir şiddet uygulamayı gerçekleştirebilecek yeteneklerle donatmanın yanı sıra “öldürme izni” ni emir ve itaat ilkesine sımsıkı bağlama göreviyle de her zaman karşı karşıyadır.
  • Ölüde veya başka yerlerde bulunmuş şüpheli maddeler, görevlendirilen uzman tarafından incelenerek tahlil edilir.
  • Kamuoyunda “İç Güvenlik Paketi” adı bilinen yasa çalışmasında, gözaltı tedbirini uygulama yetkisinin istisnai olarak kolluk amirine de verilmesi amaçlanmaktadır.
  • Aşağıda, daha ziyade ceza yargılaması bakımından konu incelenecektir.

Dolayısıyla, ihmal sonucunda silah ve harp araç ve gereçlerini hasara uğratmanın hangi hallerde askeri suç, hangi hallerde de askeri kabahat olduğu belli değildir[57]. Failin durumu, fiilin işleniş şekli ve meydana gelen hasarın miktarına bakılarak belirlenecektir. Maddesinde[56], hizmette tekâsülle her türlü silah ve harp malzemesinin mühimce hasara uğramasına sebep olan kişinin kısa hapis veya üç seneye kadar hapsolunacağı düzenlenmiştir. Tahrikçinin amacı, asker kişiye, maddede sayılan askeri suçları işletmektir. İlk suç kışkırtıcılık fiili, ikinci suç ise kışkırtma etkisiyle işlenen emre itaatsizlik, mukavemet veya üste fiili taarruz fiilleridir. Eğer ikinci fail, tahrike kapılarak söz konusu suçları işlemeye teşebbüs etmişse, tahrikçinin fiili askeri cürüm olacaktır[51]. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türk toplumundaki saygınlığı ve güvenilirliğinin en ön sırada olmasında,  bu özel yasalar ve yargısal denetimin katkısı tartışılamaz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu saygı ve güvene mazhar olmasında, sahip olduğu “disiplin” anlayışı en önemli etkendir. Maddesinde de belirtildiği gibi Türk Silahlı Kuvvetlerinin temeli disiplparibahis. Çağdaş toplumlarda disiplinin korunmasındaki en önemli araç ise hukuktur. Arama ve elkoyma; suç işlediği şüphesi altında bulunan kişinin özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı ile konut ve iş yeri dokunulmazlığı hakkını ve mülkiyet hakkını kısıtlayan bir yargılama tedbiridir. Arama ve elkoyma, adından da anlaşılacağı üzere “ceza” olmayıp, yargılamada maddi hakikate…

Hakim ve savcıların adliyelerde ayrı giriş kullandıkları ve arama tedbirine tabi tutulmadıkları bilinmektedir. Ceza Hukukunda “hata” kavramı, kastı kaldıran hata ile kusurluluğu etkileyen hata olmak üzere iki ana başlıkta değerlendirilmektedir. Maddesinde düzenlenirken, bu madde ile hatanın farklı hususlara ilişkin olabileceği öngörülmüştür. Kanun maddesinin fıkralarına göre genel bir şema oluşturmak bakımından doktrinde Özgenç’in ayırımından yararlanılabilir. Bekçilerin görev ve yetkileri 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nda düzenlenmektedir. Bu Kanunda; bekçi adaylarında aranacak şartlar, sınav, atama ve adaylık süreci, bekçilerin görev ve yetkiler ile başka görevde çalıştırma yasağı ile çalışma saatleri gibi çeşitli hükümler yer almaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi m.13’de; “5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına ‘hususunda’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘somut delillere dayanan’ ibaresi eklenmiştir.” cümlesi yer almaktadır. Adli tatil yaklaşırken; adli tatilde sürelerin işlemesi, duruşmaların görülmesi ve dosyaların incelenmesi konusunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu düzenlemesine ve tutuklu dosyalar yönünden sürelerin işleyip işlememesi ile ilgili olarak verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 1. Günümüzde, sosyal yaşamın tecelli ettiği konser, tiyatro, spor müsabakaları, alışveriş merkezleri veya site, konut, rezidans gibi yerleşim yerlerinin girişinde bulunan, kimi zaman sadece dedektörle arama gerçekleştiren ve kimi zaman da kişinin kimlik bilgilerini soran ve kayda alan özel güvenlik görevlilerinin yetkilerinin kapsamı tartışmalıdır. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216.